
Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu tarafından yapılan basın açıklamasında, başörtüsünün Müslüman kadınlar için yalnızca bir kıyafet tercihi değil, inanç ve kimliğin bir ifadesi olduğu belirtilerek, insanların inançları nedeniyle ayrımcılığa uğramasının ve temel haklarından mahrum bırakılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Açıklamada, inanç özgürlüğünün temel bir insan hakkı olduğu vurgulanarak, “Hiç kimse inancından dolayı aşağılanmamalı, dışlanmamalı ve temel haklarından mahrum bırakılmamalıdır” denildi.
İslam’ın insan onurunu korumayı, adaleti ayakta tutmayı ve zulme karşı durmayı emrettiği belirtilen açıklamada, Bakara suresinin 256’ncı ayetinde yer alan “Dinde zorlama yoktur” ifadesine dikkat çekildi.
Azerbaycan halkıyla Türkiye arasındaki tarihî, kültürel ve dinî bağlara işaret edilen açıklamada, kardeşliğin yalnızca sevinçleri paylaşmak değil, haksızlıklar karşısında da birbirinin hukukunu savunmak olduğu belirtildi. Açıklamada, yapılan çağrının herhangi bir halka, millete veya ülkeye düşmanlık amacı taşımadığı, adaletin, karşılıklı saygının ve insan onurunun korunmasına yönelik olduğu kaydedildi.
Azerbaycan’ın yöneticilerine ve ilgili kurumlarına çağrıda bulunulan açıklamada, başörtülü kadınların ve kız çocuklarının haklarının güvence altına alınması, inanç özgürlüğünü kısıtlayan uygulamalara son verilmesi ve eğitim kurumlarında, kamu hizmetlerinde ve toplumsal yaşamda dinî kimlik nedeniyle mağduriyet yaşanmasının önlenmesi istendi. Ayrıca hak ihlali iddialarının şeffaf biçimde incelenmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi çağrısı yapıldı.
Uluslararası insan hakları kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve dinî kurumlara da çağrıda bulunulan açıklamada, insan haklarının siyasi çıkarlara göre değişen bir tutumla değil, herkes için geçerli evrensel bir sorumluluk anlayışıyla savunulması gerektiği vurgulandı.
Başörtüsüne yönelik baskıların yalnızca başörtülü kadınları ilgilendiren bir mesele olmadığı belirtilen açıklamada, konunun vicdan özgürlüğü, insan onuru, adalet ve birlikte yaşama hukukuyla doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi.
Açıklamada,hiçbir kadının inancıyla dünya nimetleri arasında tercihe zorlanmadığı, hiçbir kız çocuğunun başörtüsü nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılmadığı ve hiç kimsenin inancı sebebiyle ötekileştirilmediği bir dünya istendiği kaydedildi.
Bingöl İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu açıklamasının sonunda, İslami ve insani hassasiyet taşıyan kişi, kurum ve kuruluşlara çağrıda bulunarak, Azerbaycan’da başörtüsü nedeniyle yaşandığı bildirilen mağduriyetlerin giderilmesi, inanç özgürlüğünün korunması ve insan onuruna saygı gösterilmesi için ortak hareket edilmesini istedi.
Açıklamada, “Başörtüsü suç değildir! İnanç özgürlüğü ayrıcalık değil, temel bir haktır. Zulme karşı susmamak, adaleti savunmak ve mazlumun yanında durmak hem insani hem de İslami sorumluluğumuzdur” ifadelerine yer verildi.

