
Köklü bir geçmişe sahip olduğu belirtilen Melekân/Mellon köyünün yaklaşık 580-600 yıl önce Cizîrî-Botan bölgesinden gelen Bilbasî aşireti mensubu alim Melle Mustafa tarafından kurulduğu ifade ediliyor. Köyde zaman içerisinde medrese geleneğinin oluştuğu ve 6-7 kuşak boyunca medrese hocalığı ve imamlık görevlerinin sürdürüldüğü aktarılıyor.
1830-1840’lı yıllardan itibaren ise Nakşî-Halidî tasavvuf anlayışı ile Şafiî fıkhı ve Eş’arî akaidinin birlikte okutulduğu, klasik Kürt medrese geleneği ile tasavvufun bir arada sürdürüldüğü belirtiliyor.
Medresenin, 93 Harbi, Birinci Dünya Savaşı ve 1925 yılındaki gelişmeler nedeniyle bazı dönemlerde kesintiye uğradığı, ancak 1960 darbesine kadar eğitim faaliyetlerini sürdürerek imam ve müderris yetiştirdiği kaydediliyor. İhtiyaç halinde çevre illerden de medrese hocalarının ders vermek üzere getirildiği, bunlar arasında Seyda Melle Feyzullah Hayjanî, Seyda Melle Zahir el-Tendûrekî ve Melle Abdulhakim Amedî gibi isimlerin bulunduğu ifade ediliyor.
1962-63’TE MEDRESE EĞİTİMİ SONA ERDİ
1960 darbesinin ardından yaşanan baskılar nedeniyle Melekân Medresesi’nin 1962-1963 yıllarında tedrisat faaliyetlerine tamamen son vermek zorunda kaldığı belirtiliyor.
Medreseden günümüze ulaşan yaklaşık 200 kitabın ise dönemin eğitim anlayışına ve Kürt medrese geleneğinde okutulan derslere ışık tutabilecek önemli bir kaynak niteliğinde olduğu değerlendiriliyor.
Kitaplar arasında özellikle 160-250 yıllık olduğu tahmin edilen, Kürtçe ve Farsça el yazması, manzum ve şiirsel eserlerin bulunduğu, deri ciltli 6-7 kitabın ise büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
Bunun yanı sıra Mela Cizîrî, Şeyh Selim, Feqiyê Teyran ve Mela Bate gibi alim ve şairlerin beyit ve şiirlerinin yer aldığı eski el yazması eserlerin yanı sıra Kürtçe Şafiî fıkhı, Eş’arî akaidi ve dua kitaplarının da bulunduğu aktarılıyor.
Koleksiyonda ayrıca fıkıh, hadis, tefsir, nahiv, cedel, şeriat, belagat, siyer, fetva ve sahabe hayatları gibi alanlarda yazılmış eserler de bulunuyor. 1840-1910 yılları arasında Kahire, Şam, Lübnan ve İstanbul’daki matbaalarda basıldığı belirtilen birinci ve ikinci baskı kitapların, bir Kürt medresesinde hangi eserlerin okutulduğuna dair önemli bilgiler sunduğu ifade ediliyor.
PROFESYONEL KORUMA ÇAĞRISI
Kitapların mevcut durumunun korunabilmesi amacıyla havalandırma ve temizlik çalışmaları yürütülürken, özellikle el yazması eserlerin profesyonel müdahale olmadan zarar görmesinden endişe ediliyor.
Çalışmayı yürütenler, eserlerin uygun koşullarda korunması, uzmanlar tarafından incelenmesi ve dijital ortama aktarılmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Kitapların tanıtılması amacıyla eserlerin 20’şerli gruplar halinde; kitap adı, konusu, müellifi, şerh ve haşiye edenler ile basım tarihi gibi bilgilerle kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.
Bu çalışmaların tamamlanmasıyla Melekân Medresesi’nin yalnızca yerel değil, bölgedeki klasik Kürt medrese geleneğinin tarihine ışık tutan önemli bir kültürel miras arşivine dönüşmesi hedefleniyor.


