BIST 100
13.938,48 1,42%
DOLAR
46,2686 0,15%
EURO
53,5436 -0,02%
GRAM ALTIN
6.277,08 0,31%
FAİZ
42,77 -1,72%
GÜMÜŞ GRAM
101,24 1,17%
BITCOIN
64.222,00 1,27%
GBP/TRY
62,0642 0,08%
EUR/USD
1,1568 -0,09%
BRENT
87,33 -3,37%
ÇEYREK ALTIN
10.263,02 0,31%
Bingöl Açık
Bingöl hava durumu
20 °
  • ANASAYFA
  • SOLHAN
  • İSLAMİ KARDEŞLİK VE DAYANIŞMA PLATFORMU SUDAN’DAKİ KATLİAMLARI KINADI

İSLAMİ KARDEŞLİK VE DAYANIŞMA PLATFORMU SUDAN’DAKİ KATLİAMLARI KINADI

Solhan İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu, Sudan Ülkesinde sivil kayıplara dikkat çekti. Ülkedeki saldırıların insanlık suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten platform, uluslararası toplumu sorumluların yargılanması ve insani yardımların bölgeye ulaştırılması konusunda adım atmaya çağırdı.

sudan
SOLHAN HABER

Solhan İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu, Sudan’ın Darfur bölgesinde, özellikle El-Faşir’de yaşanan sivil katliamlarını, hastane baskınlarını ve zorla tehcir uygulamalarını kınayan kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Platform, uluslararası toplumdan bağımsız soruşturma ve sorumluların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmesini talep etti. Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar da El-Faşir’de sağlık kuruluşlarına yönelik saldırıları ve sivillere yönelik ağır ihlalleri rapor etmiş durumda.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Geçtiğimiz günlerde Sudan’ın Darfur bölgesinin en önemli şehirlerinden El-Faşir’de yaşanan sivil katliamları, hastane baskınları ve zorla tehcir uygulamaları, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Kadın, çocuk ve yaşlıların hedef alındığı bu vahşet, yalnızca Sudan halkını değil, tüm insanlık vicdanını derinden yaralamıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamalarına göre, Suud Hastanesi’ne yapılan saldırılarda hasta ve yaralılar katledilmiş, sağlık çalışanları hedef alınmıştır. Yalnızca iki gün içinde iki binden fazla masum sivilin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) militanları tarafından vahşice öldürüldüğü bildirilmektedir.

Bu saldırılar, uluslararası hukukun, savaş hukukunun ve insan haklarının açık bir ihlalidir. El-Faşir’de yaşananlar, Gazze’de süregelen soykırımın bir yansımasıdır. Her iki durumda da siviller doğrudan hedef alınmakta, hastaneler bombalanmakta, şehirler haritadan silinmektedir.

Sudan’da Nisan 2023’te başlayan iç savaş 29. ayına girmiştir. Bu süreçte 250 binden fazla insan hayatını kaybetmiş, 15 milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kalmış, yüz binlerce insan kamplarda yaşam mücadelesi vermektedir. Ülkede açlık ve susuzluk kritik seviyelere ulaşmış, hastalıklar ve yoksulluk insani krizi daha da derinleştirmiştir.

El-Faşir kenti yaklaşık iki yıldır sistematik bir kuşatma altındadır. İnsani yardım koridorları kapatılmış, gıda ve ilaç girişine izin verilmemiştir. Uydu görüntüleri, kentte toplu mezarların ve katliam izlerinin bulunduğunu açıkça göstermektedir. Gazetecilerin ve uluslararası yardım kuruluşlarının bölgeye girişine izin verilmemesi, yaşanan felaketin boyutlarını tespit etmeyi neredeyse imkânsız hâle getirmiştir.

Uluslararası raporlar, BAE’nin Somali’nin Bosaso Askerî Üssü’nü Sudan’daki savaşa ikmal üssü olarak kullandığını; buradan gönderilen mühimmat ve füze sistemlerinin Libya üzerinden Sudan’a taşındığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, Darfur’un altın kaynaklarının BAE tarafından yağmalandığı, karşılığında paralı askerlerin ve silahlı dronların HDK saflarında kullanıldığı belgelerle sabittir. Bu durum, BAE’nin yalnızca finansör değil, aynı zamanda bu savaşın aktif bir tarafı olduğunu açıkça göstermektedir.

Öte yandan BAE, Gazze’deki soykırıma ortak olan İsrail’i açık biçimde desteklemekte, İsrail’e askeri mühimmat taşıyan kargo uçuşları yürütmektedir. Sudan’da, Libya’da, Somali’de ve Çad’da yürüttüğü bu faaliyetler, İsrail’in Afrika’daki nüfuzunu artırma ve direniş hatlarını zayıflatma stratejisine hizmet etmektedir. BAE yalnızca El-Faşir katliamının sorumlularından biri değildir; aynı zamanda İslam coğrafyasının tüm çatışmalı bölgelerinde karşımıza çıkan Siyonist bir kukla rejim hâline gelmiştir. BAE yöneticileri, tarihin yanlış tarafında durmaktadır. Bu tavırlarını sürdürdükleri takdirde, insanlık tarihine zalimlerin ve katillerin ortağı olarak geçeceklerdir. Vicdan sahibi halklar, BAE’yi utançla anacaktır.

El-Faşir’de sivillere yönelik gerçekleştirilen bu saldırılar, uluslararası sözleşmelere göre insanlığa karşı işlenmiş savaş suçlarıdır. Uluslararası toplumun, Birleşmiş Milletler’in, Afrika Birliği’nin ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın bu vahşet karşısındaki sessizliği asla kabul edilemez. Savaş suçlarının cezasız kalması, bölgedeki istikrarsızlığı ve acıyı daha da derinleştirecektir.

Bizler, Solhan İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu olarak, kardeş Sudan halkının adalet ve özgürlük mücadelesinin yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. Sudan halkı yalnız değildir. Her türlü insanlık dışı saldırı karşısında mazlumların sesi olmayı sürdüreceğiz.

Bu bağlamda uluslararası toplumu;

  • El-Faşir katliamının bağımsız kuruluşlarca soruşturulmasını ve sorumluların Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasını sağlamaya,
  • Sudan’daki insani krizin sona ermesi amacıyla yardımların bölgeye ulaştırılması için derhal tedbir almaya,
  • BAE’nin, BM’nin Darfur silah ambargosu kararını ihlal ederek HDK’ye sağladığı silah ve paralı asker desteğini sonlandırmaya,
  • İslam İşbirliği Teşkilatı’nı, BAE katliamlara desteğini kesinceye kadar üyeliğini askıya almaya çağırıyoruz.

Sudan halkına karşı işlenen bu zulüm, yalnızca bir ülkenin değil, tüm insanlığın sınavıdır. Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Bizler, vicdanın, adaletin ve insanlığın sesi olarak bu katliamları lanetliyor; mazlum Sudan halkının yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz.

Ayrıca Solhan İslami Kardeşlik ve Dayanışma Platformu olarak, yalnızca Sudan ile sınırlı kalmayarak; Gazze, Arakan, Doğu Türkistan ve tüm mazlum coğrafyalarda zulme uğrayan kardeşlerimizin adalet, özgürlük ve onur mücadelesinin yanında olduğumuzu kararlılıkla bildiriyoruz. Zalim rejimlerin, işgalci güçlerin ve emperyalist planların karşısında; ümmet bilinciyle, adaletin ve insan onurunun savunucusu olmaya devam edeceğiz. Mazlumlar kazanacak, zalimler kaybedecek.

“Andolsun, zulmedenleri kesinlikle helâk edeceğiz; onlardan sonra da yeryüzünde sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınanlar içindir.”

(İbrahim Suresi, 14. Ayet)”

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?