Advert

Bir Rüya Gördüm, Allah Hayır Etsin…

Diyeceksiniz ki bu bir rüya, rüya ile amel edilir mi?

Hayır.

Gördüğünüz rüya iyi ise mesele yok ama kötü ise derler ki tersi çıkar.

Peki, rüya bile olsa es geçilir mi?

Hayır.

Çünkü, rüyalarımız kaderimizden bağımsız değildir.

Son günlerin en yoğun konularından biri de AK Parti’nin yeni süreci ve süreçte meydana gelen gelişmeler, bununla beraber teşkilatlardaki yenilenmeler.

Bingöl’de de belde, ilçe, merkez ilçe derken kadın kollarında istifa ile boşalan koltuğa yeni aday aramaları derken, sırada ve en önemli koltuk olan il başkanlığı koltuğu için aday aramalarına.

Belli ki gündemi fazla takip etmek ve önemsemekten, durum rüyamıza girmiş.

Rüyamda mevcut il başkanı için il koordinatörü Azmi Ekinci beyin raporu doğrultusunda üstünü çizmişler.

Oysa diyorum ki;

“Bu gencin bir hatası yoktu, onu getirenler ne dediyse onu yaptı, şimdi niye sahip çıkmıyorlar ve hemen harcayabiliyorlar?”

Sonra diyorum ki; “demek ki getirenler” yanılmış.

Hemen sıradaki ikinci aday adayı, Mehmet Hanifi Hüler Hoca.

Milletvekili ve bakan yardımcısı.

Onu öneriyorlar ama eski bakan, yeni genel başkan yardımcısı “Hayıııııııır!” diyor.

Herkes şaşkın, “neden?” diyorlar,

“Olmaazzzzzzz” diyor.

“Peki neden?” diyorlar?

“ Neden olsun? Çünkü benim getirdiğim bir idareciyi taa en üstlere kadar götürdü ve asaletini tasdik ettirmedi, ondan olmaz!”

Rüyada birden TEŞKİLATLARDAN SORUMLU Genel Başkan Yardımcısı masanın arkasından beliriyor, “Bakan bey hayır diyorsa durum bizi aşıyor. Çok istiyorsanız durumu Reise götürün…” diyor.

 

 Peki sizce bunların, istedikleri adamın arkasında her şeye rağmen duracak kadar güçleri var mı?

Tereddütsüz başlamışlar sıradaki kişileri önermeye, adeta yarışa girmiş gibi alakasız alakasız kişileri. Gördüğüm rüya bile olsa bunların kişiliklerine asla diyecek sözüm yok, ama söz konusu il başkanlığı koltuğu ise rüyada da şaşırıyorsunuz

Çok değerli Naci Burulday Hoca,

O olmayınca Gıyasettin Dursun Bey,

O olmayınca, Emin Caf Bey,

O da olmayınca Aydın Çeçen Bey…

Aynı gün içinde bu isimlerin hepsi öneriliyor ve hepsi bir gerekçe ile reddediliyorlar.

Hem de haklı gerekçelerle.

Rüyada kendi kendime diyorum ki;

“Ya bu Mustafa Ataş bey, Mücahit Daloğlu Bey, Azmi Ekinci Bey Bingöl’ü bizimkilerden daha iyi mi biliyorlar ki bunların önerdikleri isimleri reddederken, bütün gerekçeler makul ve mantıklı?”

Mustafa Bey, bir önündeki rapora bakıyor, birde bizim siyasetçilerin yüzüne…

Aslında şaşkın, çünkü Azmi Beyin raporunda adı geçen aday adaylarından hiç birini önermiyorlar.

Çaresiz bizimkilere diyor ki;

“Siz gidin biraz daha araştırın, birilerinin değil, davanın adamıyım diyen, kendi iradesi ile siyaset yapabilen birilerini…

Ama Bingöl halkının da yüreğine hitap edebilen birilerinin isimlerini getirin.”

Deyip konuyu ileri ki bir tarihe erteliyor.

Rüyamda söyleniyorum; diyorum ki; “bunlar bu işi de, kadın kollarında ki gibi yüzlerine gözlerine bulaştıracaklar, ama haydi hayırlısı.” diyorum.

Başta da rüya dedik ya, hiçbir rüya sonsuza dek sürmez, hiçbir saltanatın ve hiçbir yanlışın sürmediği gibi.

Ben uyandım, rüyamı da hayra yormak istiyorum, inşallah.

Uyanmayanlara da hayırlı rüyalar diliyorum.

foto
Yazar: Musa APUHAN
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal